9786052182871
483766
https://www.turkishbooks.com/books/bir-gonul-meselesi-p483766.html
Bir Gönül Meselesi
6.96
Git Kendini Çok Sevdirmeden 'de oğlu vefat eden eden Arda, derin bir bunalıma girmiş ve
Eskişehir'deki annesinin anılarla dolu evine sığınmıştır. Zaman akar, acıları geçirmese de
dindirir ve genç kadın, terk ettiği kocasına ve İstanbul'a geri döner. Yalnız da değildir
üstelik; unutamadığı gençlik aşkı Ertuğrul'un kendisine emanet ettiği kızı Dünya vardır
yanında. Ancak ne kendisi ne de kocası Ali aynı insanlardır artık. Evlerinin içindeki
yabancılaşmaya Gönül adında genç bir kızın gizemi de eklenince, Arda ve Ali kendilerini
karanlık bir girdabın içinde bulacaktır.
"Romandaki 'gönül meselesi', sadece bir gönül meselesi. Yani başörtüsü takmış birinin
(herkesten farklı birinin) 'gönül meselesi' değil. Yazar kahramanına başörtülü biri olarak
değil, bir roman kahramanı (bir insan) olarak bakıyor. Bu tür durumlarda 'yazar objektif
bakmış' denir. Hayır, bunun da ötesinde bir durumdan söz ediyorum. Yazar yukarıda da
söylediğim gibi, namuslu bir insanın yapması gereken şeyi yapmış. Farklı konumdaki
insanları,
bir aşk serüveni çerçevesinde, oldukları gibi anlatmış.
Ve bence, ortaya iyi bir roman çıkarmış."
Ahmet Kekeç, Star gazetesi
Eskişehir'deki annesinin anılarla dolu evine sığınmıştır. Zaman akar, acıları geçirmese de
dindirir ve genç kadın, terk ettiği kocasına ve İstanbul'a geri döner. Yalnız da değildir
üstelik; unutamadığı gençlik aşkı Ertuğrul'un kendisine emanet ettiği kızı Dünya vardır
yanında. Ancak ne kendisi ne de kocası Ali aynı insanlardır artık. Evlerinin içindeki
yabancılaşmaya Gönül adında genç bir kızın gizemi de eklenince, Arda ve Ali kendilerini
karanlık bir girdabın içinde bulacaktır.
"Romandaki 'gönül meselesi', sadece bir gönül meselesi. Yani başörtüsü takmış birinin
(herkesten farklı birinin) 'gönül meselesi' değil. Yazar kahramanına başörtülü biri olarak
değil, bir roman kahramanı (bir insan) olarak bakıyor. Bu tür durumlarda 'yazar objektif
bakmış' denir. Hayır, bunun da ötesinde bir durumdan söz ediyorum. Yazar yukarıda da
söylediğim gibi, namuslu bir insanın yapması gereken şeyi yapmış. Farklı konumdaki
insanları,
bir aşk serüveni çerçevesinde, oldukları gibi anlatmış.
Ve bence, ortaya iyi bir roman çıkarmış."
Ahmet Kekeç, Star gazetesi
Git Kendini Çok Sevdirmeden 'de oğlu vefat eden eden Arda, derin bir bunalıma girmiş ve
Eskişehir'deki annesinin anılarla dolu evine sığınmıştır. Zaman akar, acıları geçirmese de
dindirir ve genç kadın, terk ettiği kocasına ve İstanbul'a geri döner. Yalnız da değildir
üstelik; unutamadığı gençlik aşkı Ertuğrul'un kendisine emanet ettiği kızı Dünya vardır
yanında. Ancak ne kendisi ne de kocası Ali aynı insanlardır artık. Evlerinin içindeki
yabancılaşmaya Gönül adında genç bir kızın gizemi de eklenince, Arda ve Ali kendilerini
karanlık bir girdabın içinde bulacaktır.
"Romandaki 'gönül meselesi', sadece bir gönül meselesi. Yani başörtüsü takmış birinin
(herkesten farklı birinin) 'gönül meselesi' değil. Yazar kahramanına başörtülü biri olarak
değil, bir roman kahramanı (bir insan) olarak bakıyor. Bu tür durumlarda 'yazar objektif
bakmış' denir. Hayır, bunun da ötesinde bir durumdan söz ediyorum. Yazar yukarıda da
söylediğim gibi, namuslu bir insanın yapması gereken şeyi yapmış. Farklı konumdaki
insanları,
bir aşk serüveni çerçevesinde, oldukları gibi anlatmış.
Ve bence, ortaya iyi bir roman çıkarmış."
Ahmet Kekeç, Star gazetesi
Eskişehir'deki annesinin anılarla dolu evine sığınmıştır. Zaman akar, acıları geçirmese de
dindirir ve genç kadın, terk ettiği kocasına ve İstanbul'a geri döner. Yalnız da değildir
üstelik; unutamadığı gençlik aşkı Ertuğrul'un kendisine emanet ettiği kızı Dünya vardır
yanında. Ancak ne kendisi ne de kocası Ali aynı insanlardır artık. Evlerinin içindeki
yabancılaşmaya Gönül adında genç bir kızın gizemi de eklenince, Arda ve Ali kendilerini
karanlık bir girdabın içinde bulacaktır.
"Romandaki 'gönül meselesi', sadece bir gönül meselesi. Yani başörtüsü takmış birinin
(herkesten farklı birinin) 'gönül meselesi' değil. Yazar kahramanına başörtülü biri olarak
değil, bir roman kahramanı (bir insan) olarak bakıyor. Bu tür durumlarda 'yazar objektif
bakmış' denir. Hayır, bunun da ötesinde bir durumdan söz ediyorum. Yazar yukarıda da
söylediğim gibi, namuslu bir insanın yapması gereken şeyi yapmış. Farklı konumdaki
insanları,
bir aşk serüveni çerçevesinde, oldukları gibi anlatmış.
Ve bence, ortaya iyi bir roman çıkarmış."
Ahmet Kekeç, Star gazetesi
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.